31 Aralık 2011 Cumartesi

Yeni Yine Yeniden

Burada normalde 2011'in çirkefliğiyle, 2012'nin ayağını denk almasıyla ilgili bir yazı vardı. Yazı pek 'yeni yıl ruhu'yla yazılmamıştı, cici kız işi değildi. Ama ben de öyle değildim zaten, bu yüzden kimse üzerinde durmadı. Acaba gerçekten değil miydim? 


Bu blogun açtığım, emek verdiğim ve sonra sildiğim kaçıncı blog olduğuna dair hiçbir fikrim yok. Sanırım 5. sınıftan beri yapıyorum bunu. Yazdığım yüzlerce yazı var. Sonra sildiğim tabii. ''Sende değişik bir tat var, hava var. Yeni yazılarını bekliyorum'' diyen yüzlerce kişi var. Sonra bir gün bloga girdiler ve tüm yazıların silinmiş olduğunu gördüler. Ya da blogun. Hiçbir açıklama, özür olmadan. Şaşırdılar, belki biraz üzüldüler ama sonra unuttular.


Bazen kendi adımla yazardım. Bazen başka insanların kimliklerine bürünürdüm. Hoşuma giderdi. Ama hep bir huzursuzluk vardı içimde. Hala da var. 


Kitapları, okumayı, yazmayı çok sevmeme rağmen bu blog işine daha fazla devam etmeyeceğim. En azından kendimi toplayana kadar. Bana ne oluyor bilmiyorum, ergenlik falan sanırım. Ama çok fazla değiştim, değişmekteyim. Daha üç gün önce neler olduğunu anlatsam kimse inanmaz. 


Neyse, sıktım iyice sizi. 


Yazının bir bölümünü bırakmak istiyorum sadece. 2012'nin ilk yarıları da böyle geçti ama artık devam etmeyecek. Düzelecek her şey. En azından çok geç kalmadıklarım. Kendinize iyi bakın. Umurunuzda değilim biliyorum. Yine de yazmak istedim.


Burada beni tanıyan yalnızca Ezgi var. Ezgi, sen de bayağı depresifsin bu ara. Ne oluyor bize anlamadım. Neyse.


''Ve 2011... Gitmeden son kozlarını oynuyorsun adeta. Hayret bir şey. Siktir git artık. Ha bir de giderayak hala bir yağmurlar, bir rezil havalar falan. Ne çirkef yılmışsın sen ya.''

2 yorum:

  1. aslıcım ,yeni yazılarını bekliyorum :)
    çekilişe de tabi ki katılabilirsin :)

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil